1. Giriş: Madencilik ve Yerel Kalkınmanın Kesişim Noktası
Madencilik sektörü, doğal kaynaklara dayalı üretim ekonomilerinde kalkınmanın en belirleyici unsurlarından biridir. Özellikle kırsal bölgelerde, yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması yalnızca üretim hacmini artırmakla kalmaz, aynı zamanda istihdam, altyapı ve sosyal refah açısından doğrudan etkiler yaratır. Ancak bu etkilerin kalıcı olabilmesi için madencilik faaliyetlerinin yerel yönetimlerle koordineli bir biçimde yürütülmesi, yerel halkın yaşam kalitesine yansıyacak biçimde planlanması gerekir.
Türkiye’de madencilik, uzun yıllar merkezi idare tarafından yürütülen ve yerel yönetimlerin genellikle dolaylı biçimde dâhil olduğu bir sektördür. Oysa yerel düzeyde kaynak yönetimi, hem sürdürülebilirlik hem de bölgesel kalkınma açısından büyük önem taşır. Bu noktada belediyelerin kolaylaştırıcı, yönlendirici ve denetleyici rolü devreye girer.
Bu çalışmada, Mihalıççık ilçesi özelinde madencilik faaliyetlerinin belediyeler tarafından nasıl desteklenebileceği, mevcut yönetimlerin bu konudaki eksiklikleri ve madencilik işletmecilerinin de faydasına olacak kalkınma modelleri değerlendirilecektir. Ayrıca, ilçedeki taşımacılık altyapısının (özellikle demiryolu bağlantısının) geliştirilmesinin madencilik faaliyetlerinin verimliliğine etkisi tartışılacaktır.
⸻
2. Türkiye’de Madencilik Sektörünün Genel Görünümü
2.1. Türkiye’nin Maden Potansiyeli
Türkiye, jeolojik yapısı itibarıyla dünyanın en zengin maden çeşitliliğine sahip ülkelerinden biridir. 60’tan fazla maden türü ekonomik değer taşıyacak miktarda rezerv olarak bulunmaktadır. Enerji hammaddeleri (linyit, taşkömürü), metalik madenler (krom, bakır, demir, çinko, nikel), endüstriyel hammaddeler (bor, feldspat, kaolen, kuvars, mermer) Türkiye’nin maden zenginliğinin ana kategorilerini oluşturur.
Madencilik sektörü, Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYH) yaklaşık %2’sini oluşturmakta, ancak dolaylı etkileriyle bu oran %10’un üzerine çıkmaktadır. Özellikle taşımacılık, enerji, inşaat ve ihracat sektörleri üzerinde çarpan etkisi yaratmaktadır.
2.2. Yerel Katkının Zayıflığı Sorunu
Türkiye’de madencilik faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin büyük kısmı ulusal bütçeye ya da özel sektör kârına dönüşmekte, madenin çıkarıldığı bölgede kalıcı ekonomik fayda yaratılmamaktadır. Bunun nedeni, yerel yönetimlerin sektöre katılım mekanizmalarının zayıf olmasıdır.
Belediyeler çoğu durumda madencilik faaliyetlerinden yalnızca “ruhsat alanı imar düzenlemesi” veya “çevresel etki izni” süreçlerinde yer almakta, fakat ekonomik planlama ve gelir paylaşımı aşamalarında devre dışı kalmaktadır. Bu durum, özellikle maden zengini ilçelerde —örneğin Mihalıççık gibi— ciddi bir “potansiyel–refah uçurumu” yaratmaktadır.
2.3. Sürdürülebilir Madencilik Anlayışının Gerekliliği
Modern madencilik anlayışı, artık yalnızca yer altından hammadde çıkarma süreci değil; çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği içeren bütünsel bir yaklaşımdır.
Bu nedenle, madencilikte yerel yönetişim kavramı öne çıkmaktadır: yani maden işletmeleri, belediyeler ve halk arasında güvene dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir ilişki kurulması gerekmektedir.
Birçok Avrupa ülkesinde, belediyeler madencilik gelirlerinden doğrudan pay almakta ve bu payı çevresel rehabilitasyon, altyapı yatırımı veya sosyal projelerde kullanmaktadır. Türkiye’de ise bu sistem henüz yerleşmemiştir — özellikle küçük ve orta ölçekli belediyeler bu konuda yetki ve kaynak eksikliği yaşamaktadır.
⸻
3. Belediyelerin Ekonomik Kalkınmadaki Rolü ve Yasal Çerçeve
3.1. Belediye–Ekonomi İlişkisi
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. ve 70. maddeleri, belediyelere yerel ekonomik kalkınmayı destekleme görevi verir. Bu bağlamda belediyeler, bölgesel istihdamı artırıcı, sanayi yatırımlarını kolaylaştırıcı ve altyapı hizmetlerini geliştiren projeler yürütmekle yükümlüdür.
Ayrıca 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu da yerel kaynakların etkin kullanımı ve yerel ekonomik potansiyelin geliştirilmesini temel görev alanları arasında tanımlar.
Bu yasal çerçeve, belediyelere madencilik sektöründe de kolaylaştırıcı olma fırsatı sunmaktadır. Ancak bu yetki, Türkiye’de genellikle idari anlamda yorumlanmış, kalkınma aracı olarak kullanılmamıştır.
3.2. Belediye İktisadi Teşekkülleri (BİT) ve Madencilik
Belediyeler, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde şirket kurabilir veya iştiraklerde bulunabilir. Bu yapı, “Belediye İktisadi Teşekkülü (BİT)” olarak adlandırılır.
Birçok belediye bu yolu, ulaşım, enerji veya su hizmetlerinde kullanırken; madencilik alanında bu modelin neredeyse hiç işletilmediği görülmektedir.
Oysa madencilik faaliyetlerinin işlenme ve pazarlanma aşamasına belediye ortaklığı eklenirse, hem belediyeye gelir yaratılır hem de yerel sanayi gelişir.
Bu model, Mihalıççık gibi maden zengini fakat ekonomik olarak geri kalmış bölgeler için stratejik bir fırsattır.
3.3. Belediyelerin Kolaylaştırıcı Rolünün Akademik Temelleri
Belediyelerin “kolaylaştırıcı” rolü, yerel kalkınma literatüründe “enabling governance” olarak tanımlanır.
Bu yaklaşım, yerel yönetimlerin doğrudan üretici olmaktan çok, özel sektörün ve halkın üretim faaliyetlerine girmesini kolaylaştırıcı koşullar yaratmasını savunur (Stoker, 1998).
Yani belediye; yatırım ortamı yaratır, bürokratik engelleri azaltır, bilgi paylaşımı ve koordinasyon sağlar, altyapıyı hazırlar.
Mihalıççık özelinde bu anlayışın eksikliği, madencilik faaliyetlerinin çoğunun ilçeye ekonomik değer kazandırmadan, dışa bağımlı şekilde sürmesine neden olmuştur.
⸻
4. Mihalıççık’ın Maden Potansiyeli ve Ekonomik Yapısı
4.1. Coğrafi ve Jeolojik Konum
Eskişehir’in doğusunda yer alan Mihalıççık ilçesi, Sakarya Nehri havzasında konumlanmış olup zengin jeolojik yapısıyla dikkat çeker. İlçe sınırları içinde yer alan Gökçekaya, Sazak, Beyköy, Karaçam ve Koyunağılı gibi bölgeler, çeşitli maden rezervleri bakımından stratejik öneme sahiptir.
Bu rezervler, yalnızca çıkarma aşamasında değil, işleme, taşımacılık ve ihracat zincirinde de yüksek potansiyel taşımaktadır.
4.2. Başlıca Maden Türleri ve Rezervler
•Linyit kömürü: Gökçekaya çevresinde yoğunlaşmış, enerji üretimi için değerlendirilebilir niteliktedir.
•Fluorit (CaF₂): Mihalıççık florit yatakları Türkiye’deki sayılı kaliteli rezervler arasındadır. Cam, seramik, optik ve kimya sanayinde yüksek talep görür.
•Feldspat ve Kuvars: Seramik ve cam üretimi açısından büyük potansiyele sahiptir.
•Krom ve Demir: Alaşım sanayii için kullanılabilir, yüksek ihracat değeri taşır.
•Mermer ve doğal taş: Estetik nitelikleriyle dekoratif sanayide işlenebilir.
Bu kaynakların neredeyse tamamı ham madde olarak ilçe dışına taşınmakta, işleme tesisleri başka illerde (Bilecik, Afyonkarahisar, Kütahya, Bursa) yer almaktadır.
Dolayısıyla Mihalıççık, kaynak üreten ama gelir kaybeden bir bölge konumundadır.
4.3. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler
TÜİK verilerine göre Mihalıççık, Eskişehir’in nüfus yoğunluğu en düşük, göç oranı en yüksek ilçesidir. İlçe nüfusu 2025 itibarıyla 7.000’in altına düşmüştür.
Genç nüfusun büyük bölümü iş olanaklarının kısıtlı olması nedeniyle kent merkezine veya başka illere göç etmektedir.
Tarım ve hayvancılık faaliyetleri mevsimsel düzeyde kalmış, madencilik sektörü ise yerel istihdam yaratmayan dışa bağımlı bir yapıda ilerlemektedir.
Bu durum, belediye politikalarının üretim temelli kalkınma ekseninden uzak olduğunu açıkça göstermektedir.
4.4. Mevcut Altyapı ve Lojistik Kısıtlar
Mihalıççık’ın madencilik sektöründeki en önemli zorluklarından biri ulaşım ve taşımacılık altyapısının yetersizliğidir.
Maden sahalarından çıkarılan ürünler çoğu zaman kara yolu taşımacılığıyla (kamyonlarla) Eskişehir veya Ankara yönüne taşınmaktadır. Bu hem maliyetlidir hem de çevresel etki yaratmaktadır.
Oysa ilçenin yakınından geçen demiryolu hattı (Eskişehir–Ankara ana hattı) aktif biçimde madencilik taşımacılığı için kullanılmamaktadır.
Bu hattın maden sahalarına bağlantısının yapılması, maliyetleri ciddi oranda düşürecek, maden işletmecilerinin rekabet gücünü artıracak ve ilçenin yatırım çekiciliğini yükseltecektir.
Bu noktada belediyenin, merkezi idare ve TCDD ile iş birliği içinde lojistik planlama ve yatırım kolaylaştırıcısı olması beklenir. Ancak mevcut yönetim bu konuda herhangi bir stratejik adım atmamıştır.
5. Belediyelerin Madenciliğe Kolaylaştırıcı Rolü: Teori ve Uygulama
5.1. Kolaylaştırıcı Belediye Yaklaşımının Temel İlkeleri
Modern kamu yönetimi anlayışında belediyelerin rolü yalnızca “hizmet sağlayıcı” olmaktan çıkmış, kalkınma süreçlerinde kolaylaştırıcı aktör olmaya evrilmiştir. Bu anlayışa göre belediyeler, özel sektörün yatırım yapmasını teşvik eden, izin süreçlerini sadeleştiren, eğitim ve altyapı desteği sağlayan, aynı zamanda sosyal ve çevresel dengeyi koruyan kurumlardır.
Belediyenin madencilik alanında kolaylaştırıcı olması, üç temel mekanizma üzerine inşa edilir:
1.İdari kolaylaştırma: Ruhsat, imar, çevresel etki değerlendirme, altyapı izinleri ve lojistik planlamalarda yatırımcıya rehberlik edilmesi.
2.Ekonomik kolaylaştırma: Yerel teşvikler, arsa tahsisleri, enerji ve ulaşım altyapısına erişimde destek sağlanması.
3.Sosyal kolaylaştırma: Halkla maden işletmeleri arasında güven ortamının kurulması, bilgilendirme toplantıları, katılımcı süreçlerin işletilmesi.
Bu üçlü yapı, belediyeyi bir “bürokratik engel” olmaktan çıkarıp “kalkınma katalizörü” konumuna taşır.
5.2. Uygulamada Kolaylaştırıcı Rolün Eksikliği
Mihalıççık Belediyesi özelinde bu rollerin neredeyse hiçbirinin sistematik biçimde yerine getirilmediği gözlemlenmektedir.
İlçede faaliyet gösteren maden işletmeleri, izin süreçlerinde çok katmanlı bürokrasiyle karşılaşmakta, altyapı eksiklikleri nedeniyle taşıma ve işleme maliyetleri artmaktadır.
Oysa belediye, yatırımcının önünü açmak yerine çoğu zaman “pasif onay mercii” gibi davranmakta; planlama, teşvik, koordinasyon gibi aktif görevleri ihmal etmektedir.
Bu durum, yatırımcının ilçede kalıcı tesis kurma motivasyonunu düşürmüş, hammaddenin dışarıya taşındığı ama katma değerin dışarıda kaldığı bir ekonomik döngü yaratmıştır.
⸻
6. Mihalıççık Örneğinde Mevcut Durum ve Yönetimsel Eksiklikler
6.1. Stratejik Planlama Boşluğu
Mihalıççık Belediyesi’nin mevcut stratejik planlarında madencilik sektörü, ne ayrı bir kalkınma başlığı altında ele alınmış ne de ekonomik çeşitlenmenin ana unsuru olarak konumlandırılmıştır.
Planlarda “doğal kaynakların korunması” gibi genel ifadeler bulunmakta; ancak kaynakların ekonomik kalkınma aracı olarak kullanımı konusundaki politika ve hedefler belirsizdir.
Bu eksiklik, belediyenin uzun vadeli vizyonunun zayıf olduğunu göstermektedir. Çünkü maden zengini bir ilçede stratejik plan, sadece çevresel önlemleri değil; istihdam, ihracat, gelir paylaşımı ve sanayi gelişimi hedeflerini de içermelidir.
6.2. Kurumsal Kapasite Eksikliği
Belediye bünyesinde madencilikle ilgili özel bir birim veya uzman kadro bulunmamaktadır.
Oysa madencilik yatırımlarını yönlendirecek, ÇED süreçlerinde teknik değerlendirme yapacak, yatırımcıyla koordinasyonu sağlayacak birimlerin kurulması gereklidir.
Belediye, bu kurumsal kapasiteyi oluşturmadığı için, karar süreçlerinde teknik dışa bağımlılık yaşamakta; bu da hem yatırımcı güvenini hem de halkın sürece katılımını zayıflatmaktadır.
6.3. Gelir–Refah Dengesizliği
Mihalıççık’taki maden işletmeleri ilçeye dolaylı vergi katkısı sağlasa da, bu gelirler belediye bütçesine doğrudan yansımamaktadır.
Belediye, madenlerden elde edilen gelirlerin bir bölümünü yerel altyapı, çevre koruma ve sosyal destek projelerinde kullanabilecek bir mekanizma kurmamıştır.
Sonuç olarak, ilçede madencilik var ama refah yoktur.
Bu durum, klasik “kaynak laneti” (resource curse) sendromunun yerel ölçekteki bir örneğidir:
Zengin doğal kaynaklara sahip olmak, kötü yönetişim ve yetersiz planlama nedeniyle ekonomik refaha dönüşememiştir.
6.4. Halk–Yatırımcı Güven Sorunu
Yerel halk, madencilik faaliyetlerinden yeterince ekonomik fayda sağlayamadığı için sektöre karşı zaman zaman mesafeli ve tepkisel bir tutum sergilemektedir.
Belediye, bu toplumsal iletişimi güçlendirecek katılımcı mekanizmalar (örneğin yerel madencilik danışma kurulları, gelir paylaşım toplantıları, çevre denetim raporlarının halkla paylaşımı) kurmamıştır.
Oysa bu tür süreçler, sosyal lisansın (social licence to operate) en temel unsurlarıdır.
⸻
7. Madencilik İşletmecileri İçin Belediye Destek Modelleri ve Gelir Artırıcı Politikalar
7.1. Ortak Fayda Ekonomisi Yaklaşımı
Belediye ile maden işletmeleri arasındaki ilişki “denetleyen–denetlenen” biçiminde değil, “ortak fayda ekonomisi” çerçevesinde kurgulanmalıdır.
Bu modelde belediye, yatırımcıya hem kolaylaştırıcı hem de hizmet ortağı olarak yaklaşır.
Yani belediye; yol, su, enerji altyapısını hazırlar, ruhsat süreçlerini hızlandırır, çevresel izleme sistemleri kurar.
Buna karşılık işletme de sosyal sorumluluk projeleri ve yerel istihdam yoluyla kente katkı sunar.
Bu tür karşılıklı ilişki modelleri, Avrupa’da “local content agreement” olarak uygulanmakta; belediye gelirleriyle maden işletmelerinin performansı arasında doğrudan bağ kurulmaktadır.
7.2. Yerel İşleme ve Katma Değer Zinciri
Madencilikte asıl gelir, çıkarılan hammaddenin işlenmesi ve nihai ürüne dönüştürülmesi aşamasında oluşur.
Belediye, maden sahalarının yakınında mikro işleme tesisleri, taş kesme atölyeleri veya mineral zenginleştirme merkezleri kurulması için yatırımcılara arsa tahsisi ve izin kolaylığı sağlayabilir.
Bu sayede:
•Nakliye maliyetleri düşer,
•İlçede istihdam artar,
•Belediyenin vergi ve hizmet gelirleri yükselir,
•Üretim zinciri yerelleşir.
7.3. Lojistik ve Taşımacılık Kolaylıkları
Madencilik işletmecilerinin en büyük gider kalemlerinden biri taşımacılıktır.
Mihalıççık’ın jeopolitik konumu bu açıdan avantajlıdır; Eskişehir–Ankara demiryolu hattına yakın olması, maliyetleri düşürme potansiyeli sunmaktadır.
Ancak bu hat, maden taşımacılığı için planlanmamış, mevcut yönetim tarafından da lojistik bağlantı geliştirme yönünde bir girişim yapılmamıştır.
Belediyenin kolaylaştırıcı bir rol üstlenerek;
•Maden sahalarından demiryoluna uzanan nakliye bağlantı yollarının iyileştirilmesi,
•TCDD ile iş birliği içinde yükleme istasyonlarının planlanması,
•Kara yolu–demiryolu entegrasyonunun sağlanması
konularında girişimlerde bulunması, hem işletmecilerin rekabet gücünü artıracak hem de çevresel etkileri azaltacaktır.
Demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi, belediyecilik perspektifinden yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir gerekliliktir.
Daha az kamyon trafiği; daha az karbon salımı, daha az yol tahribatı ve daha düşük bakım maliyeti anlamına gelir.
7.4. Eğitim ve Teknoloji İş Birlikleri
Maden işletmecileri, belediye desteğiyle yerel mesleki eğitim merkezleri kurabilir.
Bu merkezler, hem iş gücü kalitesini artırır hem de genç nüfusu ilçede tutar.
Belediye, üniversitelerle iş birliği yaparak jeoloji, maden teknolojisi ve çevre mühendisliği alanlarında staj, kurs ve sertifika programları düzenleyebilir.
Bu tür girişimler, yatırımcının “nitelikli iş gücü” sorununu çözerken, ilçeye bilgi ekonomisi altyapısı kazandırır.
⸻
8. Altyapı, Lojistik ve Demiryolu Bağlantısının Stratejik Önemi
8.1. Altyapı Planlamasında Madenciliğin Yeri
Bir ilçenin kalkınma potansiyeli, doğal kaynaklarının yanı sıra erişim kolaylığı ile doğrudan ilişkilidir.
Mihalıççık gibi dağlık topoğrafyaya sahip bir bölgede, ulaşım altyapısı madenciliğin kaderini belirleyen başlıca faktördür.
Belediye, imar ve altyapı planlarını hazırlarken maden sahalarını dikkate almalı; yol güzergâhlarını, su şebekelerini, enerji nakil hatlarını bu alanlarla entegre biçimde planlamalıdır.
Ancak mevcut durumda belediyenin planlama belgelerinde madencilik altyapısı ayrı bir tema olarak yer almamaktadır.
8.2. Demiryolu Taşımacılığının Önemi
Madencilik ürünlerinin büyük hacimli ve düşük birim fiyatlı olması, taşımacılığı stratejik hale getirir.
Kamyon taşımacılığı hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir değildir.
Bu nedenle demiryolu bağlantısının güçlendirilmesi, Mihalıççık için artık bir “yatırım seçeneği” değil, kalkınma zorunluluğudur.
Demiryolu bağlantısı:
•Maden ihracatını kolaylaştırır,
•Üretim maliyetlerini düşürür,
•İlçeyi sanayi yatırımları için cazip hale getirir,
•Belediye gelirlerini dolaylı biçimde artırır.
Belediye bu konuda koordinatör rol üstlenmeli, merkezi yönetim ve TCDD ile ortak planlama süreçleri başlatmalıdır.
⸻
9. Sürdürülebilir Madencilik, Çevresel Duyarlılık ve Sosyal Refah Dengesi
9.1. Çevresel Yönetimde Belediye Sorumluluğu
Madencilik faaliyetleri doğal kaynakların kullanımını içerdiği için, çevresel etkilerin minimize edilmesi kritik öneme sahiptir.
Belediyeler, çevresel izleme sistemleri kurarak; toprak, su ve hava kalitesini düzenli ölçebilir, ÇED raporlarının uygulanmasını takip edebilir.
Ayrıca rehabilitasyon planlarının denetimi de belediyenin sorumluluk alanına alınmalıdır.
Böylelikle madencilik, doğa tahribatı yaratan bir faaliyet olmaktan çıkıp, çevreyle uyumlu üretim modeline dönüşür.
9.2. Sosyal Refah ve Katılımcı Yönetim
Madencilik gelirlerinin bir kısmı belediye tarafından “Mihalıççık Sosyal Kalkınma Fonu” gibi yapılar aracılığıyla yeniden halka kazandırılabilir.
Bu fon, eğitim bursları, altyapı projeleri, sağlık ve çevre yatırımlarında kullanılabilir.
Ayrıca, mahalle bazlı katılımcı bütçeleme toplantılarıyla halkın öncelikleri belirlenebilir.
Bu model, hem demokratik yönetişimi güçlendirir hem de maden işletmecilerinin “sosyal lisansını” pekiştirir.
⸻
10. Sonuç ve Politika Önerileri: Mihalıççık İçin Yeni Bir Kalkınma Paradigması
Mihalıççık, sahip olduğu zengin maden rezervlerine rağmen ekonomik refahını artırmakta yetersiz kalmıştır.
Bunun temel nedeni, belediyenin madencilik sektörüne yönelik stratejik planlama, kolaylaştırıcı altyapı ve iş birliği eksikliğidir.
Eğer belediye bugüne kadar:
•Demiryolu bağlantısını geliştirmek için girişimlerde bulunsaydı,
•Maden işletmeleriyle ortak işleme tesisleri kurulmasını destekleseydi,
•Yerel iş gücünü yetiştirecek eğitim programları başlatsaydı,
•Madencilik gelirlerinden pay alan bir fon oluşturabilseydi,
bugün Mihalıççık’ın gelir düzeyi, istihdam oranı ve göç dengesi çok daha olumlu olurdu.
Madencilikte belediye–özel sektör iş birliği, yalnızca üretim hacmini değil, yerel refahı da büyütür.
Bu nedenle yeni dönem belediye yönetiminin, madenciliği çevreyle barışık, ekonomik olarak verimli ve toplumsal faydaya dayalı bir kalkınma aracı olarak görmesi gerekmektedir.
Politika Önerileri (Özetle):
1.Mihalıççık Madencilik Stratejik Planı hazırlanmalı.
2.Belediye bünyesinde Madencilik ve Doğal Kaynaklar Müdürlüğü kurulmalı.
3.Belediye–maden işletmeleri ortak fonu oluşturulmalı.
4.Demiryolu ve lojistik altyapısı merkezi yönetimle iş birliği içinde geliştirilmeli.
5.Yerel işleme tesisleri için yatırım teşvikleri sunulmalı.
6.Sosyal kalkınma fonu aracılığıyla maden gelirleri halka yansıtılmalı.
7.Çevre izleme ve rehabilitasyon denetimi belediye tarafından yürütülmeli.
8.Katılımcı yönetim ve iletişim platformları kurulmalı.
⸻
Son Söz
Madencilik, yalnızca yer altından çıkarılan taş değil, doğru yönetildiğinde bir kentin kaderini değiştirebilecek stratejik bir güçtür.
Mihalıççık bu güce sahiptir; ancak bu potansiyelin ekonomik refaha dönüşmesi, vizyoner ve kolaylaştırıcı bir belediye yönetimi gerektirir.
Madencilik sektörünü destekleyen, çevreyi koruyan, halkı sürece dâhil eden, altyapısını demiryolu ile güçlendiren bir belediye yönetimiyle Mihalıççık, yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye’nin sürdürülebilir madencilik başkenti olabilir.
Suat UZAN



